YENİ Parti Giresun İl Başkanı Dr. Gökhan Şenyürek, “Üreticiye destek verdiğini söyleyen iktidara soruyoruz: Beş litre mazotla hangi bahçe temizlenecek, hangi gübre taşınacak, hangi ürün pazara indirilecektir?” diye sordu.
YENİ Parti Giresun İl Başkanı Dr. Gökhan Şenyürek, geçtiğimiz yıl eylül ayında 300 liraya alıcı bulan Giresun kalite fındığın bugün 180–210 lira bandına gerilediğine dikkat çekerek, “Üreticinin bütün masrafları artarken ürününün fiyatı geçen yılın bile altına düşmüştür. Bunun adı serbest piyasa değil, üreticiyi güçlü alıcıların insafına terk etmektir” dedi.
Şenyürek; TMO alım fiyatının en az 300 liraya yükseltilmesini, alım kotasının kaldırılmasını, FİSKOBİRLİK’in piyasayı yukarı taşıyacak bir fiyat açıklamasını ve fındığı işleyerek katma değer yaratan Giresunlu KOBİ’lerin desteklenmesini istedi.
YENİ Parti Giresun İl Başkanı Dr. Gökhan Şenyürek, fındık piyasasında yaşanan fiyat düşüşüne ilişkin yazılı açıklama yaptı. Yaşananların sıradan bir piyasa dalgalanması olarak açıklanamayacağını belirten Şenyürek, ortaya çıkan tablonun iktidarın üreticiyi korumayan yanlış tarım politikalarının sonucu olduğunu söyledi.
“BUNUN ADI SERBEST PİYASA DEĞİL”
Geçtiğimiz yıl eylül ayında Giresun’da fındığın 300 liraya alıcı bulduğunu hatırlatan Şenyürek, bugün Giresun kalite fındığın randıman ve alım noktasına göre 180–210 lira bandına kadar gerilediğini belirtti.
Aradan geçen bir yılda enflasyonun yüzde 31’i, tarımsal girdi fiyatlarındaki artışın yüzde 32’yi, gübredeki artışın ise yüzde 50’yi aştığına işaret eden Şenyürek, motorinin litre fiyatının da 55 liradan 90 liraya çıktığını kaydetti.
Şenyürek, şöyle konuştu:
“Üreticinin bütün masrafları artarken ürününün fiyatı geçen yılın bile altına düşmüştür. Bunun adı serbest piyasa değil, üreticiyi güçlü alıcıların insafına terk etmektir.
İktidarın yereldeki temsilcilerine fındık fiyatı sorulduğunda, ‘255 lira da yeterli değil, 355 lira da yeterli değil’ diyebiliyorlar. Madem 355 lira bile yeterli değil, fındık 180–210 lira bandına düştüğünde neden susuyorsunuz?
Üreticinin karşısına çıkınca yüksek perdeden konuşmak, ancak emeği maliyetinin altında ezilirken ona sırt çevirmek ve feryadını duymazdan gelmek, AK Parti’nin kurduğu bu kara düzenin ta kendisidir.”
“ÜRETİCİ HER KİLOGRAMDA ZARAR EDİYOR”
Ziraat odalarının bir kilogram fındığın işçilik dahil maliyetini 230–245 lira arasında hesapladığını belirten Şenyürek, ürününü 180–210 liradan satmak zorunda kalan üreticinin her kilogramda 20 ila 60 lira zarar ettiğini söyledi. Şenyürek, bu kaybın bir ton fındıkta 20 bin ila 60 bin liraya ulaştığına dikkat çekti.
Giresun’da işçi yevmiyelerinin fiilen yer yer 2 bin 500 liraya, patoz çekim bedelinin ise ton başına 6 bin liraya çıktığını ifade eden Şenyürek, 2026 yılı için belirlenen 465 liralık dekar desteğiyle bugün yalnızca beş litre motorin alınabildiğini vurguladı.
Şenyürek, “Üreticiye destek verdiğini söyleyen iktidara soruyoruz: Beş litre mazotla hangi bahçe temizlenecek, hangi gübre taşınacak, hangi ürün pazara indirilecektir?” diye sordu.
“TMO’NUN AÇIKLADIĞI FİYAT ÜRETİCİNİN CEBİNE GİRMİYOR”
TMO’nun Giresun kalite fındık için 255, Levant kalite için 250 lira alım fiyatı açıkladığını anımsatan Şenyürek, bu fiyatların piyasada karşılık bulmadığını belirtti.
Geçtiğimiz yıl TMO’nun Giresun kalite fındık için 200 lira fiyat açıklamasına rağmen serbest piyasada 230–260 lira aralığında fiyat oluştuğunu kaydeden Şenyürek, bugün ise piyasanın TMO fiyatının 45–75 lira altında kaldığına dikkat çekti. Şenyürek, bu tablonun TMO’nun piyasayı düzenleme görevini yerine getiremediğinin açık göstergesi olduğunu söyledi.
Şenyürek, şunları kaydetti:
“Sadece fiyat açıklamak yetmez; o fiyatı güçlü ve yaygın alımlarla savunmak gerekir. Dönüm başına kota koyar, üreticiyi randevu sıralarında bekletir, kısıtlı alım noktasıyla yetinir ve ürün bedelini haftalar sonra öderseniz açıkladığınız rakam taban fiyat olmaktan çıkar.
Borcu, işçi parası ve diğer ödemeleri kapıya dayanan üreticinin bekleyecek gücü yoktur. Üreticinin nakit ihtiyacını bilen piyasa da bunu fırsata çevirmektedir.
TMO’nun görevi sınırlı miktarda ürün almak değil; piyasaya yön vermek, fiyatın aşağı çekilmesini önlemek ve üreticiyi güçlü alıcılar karşısında korumaktır.”
“FİSKOBİRLİK KİMİN BİRLİĞİDİR?”
FİSKOBİRLİK’in 1938 yılında Giresun’da üreticiyi korumak ve piyasada denge sağlamak amacıyla kurulduğunu hatırlatan Şenyürek, kurumun 2026 sezonuna Giresun kalite fındıkta 205, Levant kalitede ise 195 liralık fiyatla girdiğini belirtti.
Geçtiğimiz yıl aynı dönemde Giresun kalite fındığa 272 lira veren FİSKOBİRLİK’in bu yıl 205 lira açıklamasının kabul edilemez olduğunu söyleyen Şenyürek, şöyle devam etti:
“Üretici birliği olduğunu söyleyen bir kurum, TMO’nun 50 lira altında ve üretim maliyetinin bile gerisinde fiyat açıklayamaz. FİSKOBİRLİK’in görevi düşük fiyatları takip etmek değil, üreticiden yana ağırlık koyarak piyasayı yukarı taşımaktır.
Bugün FİSKOBİRLİK’in başında aynı zamanda AK Parti milletvekili olan bir isim bulunmaktadır. Üreticinin kurumu, iktidar partisinin siyasi gölgesinde bırakılamaz. FİSKOBİRLİK, iktidarın politikalarına mahkum edilmiş bir yapı olmaktan çıkarılmalı; yeniden üreticinin söz ve karar sahibi olduğu bağımsız bir birliğe dönüştürülmelidir.
FİSKOBİRLİK yönetimine soruyoruz: TMO 255 lira açıklamışken siz neden 205 lira fiyat verdiniz? Maliyeti 230–245 lira olan fındığı bu rakamdan alarak kimi koruyorsunuz?”
“MİLYARLARCA DOLARLIK ÜRÜNÜN SAHİBİ ZARAR EDİYOR”
Türkiye’nin 2025–2026 ihracat sezonunda yaklaşık 197 bin ton fındık ihraç ederek 2 milyar 509 milyon dolar gelir elde ettiğini belirten Şenyürek, ihracat miktarı yüzde 36 azalmasına rağmen döviz gelirindeki düşüşün yalnızca yüzde 2’de kaldığına dikkat çekti.
Bu rakamların fındığın dünya piyasasındaki değerini açıkça ortaya koyduğunu ifade eden Şenyürek, “Bütün riski üstlenen, donla, kuraklıkla, hastalıkla ve artan maliyetlerle mücadele eden çiftçi kendi ürününü maliyetinin altında satmaktadır. Üretici zarar ederken fındığın kazancı güçlü alıcıların kasasına girmektedir. Bu düzen sürdürülemez” dedi.
“FINDIĞIN KATMA DEĞERİ GİRESUN’DA KALMALIDIR”
Yalnızca bahçedeki üreticinin değil, fındığı Giresun’da işleyerek katma değer yaratan KOBİ’lerin de desteklenmesi gerektiğini vurgulayan Şenyürek, çikolatalı fındık kreması, ezme, kavrulmuş fındık ve benzeri ürünler üreten, kendi markasını oluşturmaya çalışan yerel işletmelerin artan enerji, ambalaj ve finansman maliyetleri karşısında yalnız bırakılmaması gerektiğini söyledi.
Şenyürek, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Üreticinin hakkını korumakla yerel imalatçıyı desteklemek birbirinin alternatifi değildir. Bu işletmelere uygun maliyetli finansman, markalaşma, pazarlama ve ihracat desteği sağlanmalıdır. Fındık Giresun’da yetişiyorsa burada işlenmeli, burada markalaşmalı ve yarattığı katma değer de Giresun’da kalmalıdır.”
TMO’YA KOTAYI KALDIRMA VE FİYATI YÜKSELTME ÇAĞRISI
TMO’nun dönüm başına koyduğu kotayı kaldırması gerektiğini belirten Şenyürek, ÇKS’ye kayıtlı üreticilerin standartlara uygun ürünlerinin tamamının satın alınmasını istedi. Giresun’un bütün ilçelerinde yeterli sayıda alım noktası açılması, alım kapasitesinin artırılması ve ürün bedellerinin birkaç gün içerisinde ödenmesi çağrısında bulundu.
Giresun kalite fındığın alım fiyatının gerçek maliyet ve üreticinin refah payı dikkate alınarak en az 300 liraya yükseltilmesi gerektiğini söyleyen Şenyürek, FİSKOBİRLİK’in de düşük fiyat politikasından vazgeçerek piyasayı yukarı taşıyacak bir fiyat açıklamasını istedi.
Rekabet Kurumunu fındık piyasasındaki alıcı yoğunlaşmasını ve eş zamanlı fiyat düşüşlerini incelemeye çağıran Şenyürek, mazot, gübre ve ilaçta üreticiye doğrudan destek sağlanması, dekar başına verilen desteklerin de gerçek üretim maliyetlerine göre güncellenmesi gerektiğini kaydetti.
“FINDIK ÜRETİCİSİ SADAKA DEĞİL, HAKKINI İSTİYOR”
İktidara seslenen Şenyürek, açıklamasını şöyle tamamladı:
“Fındık üreticisi sadaka istemiyor. Emeğinin karşılığını ve dünya pazarında milyarlarca dolar kazandıran ürününden hak ettiği payı istiyor.
YENİ Parti olarak fındığı birkaç büyük alıcının insafına, üreticiyi borca ve çaresizliğe teslim eden bu politikanın karşısındayız. Bahçedeki üreticimizden fındığı işleyip markalaştıran KOBİ’lerimize kadar alın teriyle değer yaratan herkesin yanındayız.
Giresun’un emeğine, toprağına ve geleceğine sahip çıkmayı sürdüreceğiz. Fındığın gerçek sahibi üreticidir ve son sözü de üretici söyleyecektir.”
Yorumlar